ANA SAYFA

Ana Sayfa 

İLETİŞİM

İletişim 

BAĞLANTILAR

Bağlantılar 

SİTE HARİTASI

Site Haritası 

SIKÇA SORULAN SORULAR

Sıkça Sorulan Sorular 

  TMMOB  FIG  CLGE
ENGLISH HKMOBİS ÜYE HKMOBİS

  20 Ekim 2019, Pazar

TMMOB HARİTA KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI

Site İçi Arama:

Loading
FİG 2018

    Haberler

    Basın Açıklamaları

    Görsel Basında Odamız

    Basından

    Resmi Yazışmalar

    Birim Fiyatlar

    Hukuk Birimi

    İstatistikler ile HKMO

    MİSEM

    Üyelerimizden

    Satım Duyuruları

    Alım Duyuruları

    İş Arayanlar

    Eleman Arayanlar

    Yardım Duyuruları

    Bilgi Edinme Başvurusu

    TİP Sözleşmeler Kontrol

    SHKMMB

    LİHKAB

 

e-Liste

Odamız üyesi değil, fakat duyuruların düzenli olarak
e-posta hesabınıza gönderilmesini istiyorsanız;
Lütfen adınızı, soyadınızı ve
e-posta adresinizi giriniz..

Adınız:

E-Posta Adresiniz:

 

Son Çıkan Yayınlar

 

» KİTAPLAR

MESLEKTE 50. HİZMET YILINI DOLDURAN ÜYELERİMİZ
HKMO

 
 » JEODEZİ VE JEOİNFORMASYON DERGİSİ

 
 » HKM DERGİSİ

SAYI: 2011-1 104

 
 » HARİTA BÜLTENİ

SAYI: MAYIS 2019 102

  

ÇEVRE KANUNU VE MADEN KANUNU İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ GÖRÜŞÜ

    Yayına Giriş Tarihi: 04.02.2019  Güncellenme Zamanı: 05.02.2019 16:46:36  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

Sayı   : 1/K-240                                                                                                       04/02/2019

Konu : Çevre Kanunu ve Maden Kanunu İle İlgili

            Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Görüşü

 

 

                                                                                                                             

TMMOB  BAŞKANLIĞI‘NA

ANKARA

 

 

 

İlgi: 21.01.2019 tarih ve 147 sayılı yazınız.

 

İlgi de kayıtlı yazı ile, 10 Aralık 2018 tarihli ve 7153 sayılı "Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"u ve 07 Aralık 2018 tarih ve 38 sayılı yazı ile TBMM gündemine getirilen "Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" hakkında görüşlerimizin 30 Ocak 2019 Çarşamba gününe kadar Birliğinize iletilmesi istenilmektedir.

 

7153 sayılı "Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"; Çevre Kanunu, İmar Kanunu, Mera Kanunu, Kıyı Kanunu, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve diğer bazı kanunlarda bazı ifadeleri değiştiren, bu kanunlarda tanımlanmış yetki ve sorumlulukları yeniden düzenleyen, bu kanunlara ilave düzenlemeler getiren ve sadece bazı yörelerde uygulanacak özel hükümler içermektedir.

 

7153 sayılı "Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 10. ve  11. Maddesi ile İmar Kanunu`nda yapılan değişiklikler Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde de tanımlanmış plan hiyerarşisi ve plan tanımları arasındaki uyumsuzlukları gidermeyi amaçladığı görülmektedir. Ancak Nazım İmar Planı`nda kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarına ilişkin içerik, Çevre Düzeni Planı`nda koruma-kullanma dengesinin sağlanma hedefi yer almamakta, Mekansal Strateji Planı`nda ise şematik ve grafik dil kullanılmamaktadır. Ayrıca Nazım İmar Planı, Çevre Düzeni Planı ve Mekansal Strateji Planı`nın hazırlanacağı ölçek bilgisi bulunmamaktadır. Bu yönüyle anılan kanunun 10. ve 11. Maddeleri ile getirilen düzenlemelerin eksik olduğu görülmüştür.

 

Aynı Kanunun 17. maddesinde Antalya ili Aksu ilçesinde 2018/11605 ve 2018/11606 sayılı Bakanlar Kurulu kararlarıyla kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilen alanlarda yapılacak imar uygulaması işlemleri ile İmar Kanununun genel ilkelerine aykırı özel hükümler içermektedir. İmar Kanunu`na geçici 17`nci madde olarak eklenmesi öngörülen bu düzenleme sadece belirli bir bölge ve belli bir durum için yapılmaktadır. Bir hukuki düzenlemenin taşıması zorunlu genellik, süreklilik, soyutluk niteliklerini taşımamaktadır. Dahası bu madde İmar Kanunun 18`nci maddesine göre yapılan arazi ve arsa düzenlemesi işlemleri ile Kadastro Kanunu`nun 41`nci maddesine göre yapılan teknik hataların düzeltilmesi işlemlerini, belirtilen hükümlere aykırı biçimde belirli bir bölge ve vaka özelinde değiştirmektedir. Belirtilen nedenlerle bu maddenin uygun olmadığı değerlendirilmektedir. 

 

Aynı Kanunun 19. maddesi ile 4342 sayılı Mera Kanunu`na eklenen geçici 4`üncü maddesinde, Aydın ili Çine ilçesine bağlı bazı köylerdeki meraların mera dışına çıkarılması sürecini düzenlemektedir. Yine bir hukuki düzenlemenin taşıması zorunlu genellik, süreklilik, soyutluk niteliklerini taşımayan, bir köyü Mera Kanununun genel ilkelerinden muaf tutmayı amaçlayan bu maddenin de uygun olmadığı düşünülmektedir. 

 

Aynı Kanunun 21. maddesi ile riskli yapı tespiti için lisanslandırılan kurum kuruluşlara ceza verilmesini düzenlemesi, anılan kurum kuruluşların faaliyetlerinin mühendis, mimar ve şehir plancıları tarafından yürütülüyor olması nedeniyle verilen bu cezaların TMMOB`nin yetkisi açısından çelişki yaratıp yaratmadığı hususunun Birliğiniz tarafından değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.

 

Aynı Kanunun 23. Maddesi ile 6306 sayılı Kanunun 6. maddesinin 5. fıkrasına eklenen  (ğ) bendi değerlendirildiğinde; 6306 sayılı Yasa uyarınca işlem tesis edilen alanlarda kalan taşınmazlardan daha önce kesinti yapılmış olması ve ikinci kez kesinti yapılamaması nedeniyle yeni ayrılan umumi hizmet alanlarının kamuya bedelsiz kazandırılmasında sorunlar yaşanabilmektedir. Bu yönüyle bakıldığında düzenlemenin olumlu  olduğu düşünülmektedir. Ancak düzenlemede ilk imar uygulamasında yapılan DOP kesintisini mevcut yasal orana çıkartmak üzere DOP kesintisi yapılacağı açıkça ifade edilmemiştir. Ayrıca aynı madde ile 6306 sayılı Kanunun 6. maddesine eklenen 6. Fıkrası ile getirilen 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili Yönetmeliklerde belirtilen standartlara uyulmadan, Bakanlıkça yeni standart belirlenerek plan onaması yapılması düzenlemesinin kent dokusunu bozacağı ve kent planlarının bütünlüğünü olumsuz etkileyeceği değerlendirilmiştir.

 

38 sayılı TBMM gündemine getirilen "Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"; "Genel Gerekçe" bölümünde yer alan "Ülkemizin uluslararası enerji ticaretinde stratejik konumunun güçlendirilmesi, maden kaynaklarımızın etkin değerlendirilmesi ve madenciliğin verimli noktalara taşınması öncelikli hedefler arasında yer almaktadır" ve "...gibi nükleer enerji, doğalgaz, petrol ve elektrik sektöründe faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşlarının faaliyetlerini daha sağlıklı ve hızlı bir şekilde gerçekleştirmesi maksadı ile ihtiyaca yönelik düzenlemeler yapılmıştır." ifadelerini, Harita ve Kadastro Mühendislerinin "evrendeki tüm objelerin 4 boyutlu (3 boyutlu+zaman) modellenmesini sağlayabilen, ürettiği sonuç ürünün güvenirlik ölçütünü ortaya koyabilen, mekana dayalı veri üretimini sağlayan ve bu verinin bilgiye dönüşümü sürecini gerçekleştiren, mühendislik, fen, sosyal bilimler vb. diğer tüm alanlar için gereksinim duyulan konuma dayalı bilgi sistemleri bağlamında basılı ya da dijital harita altlıklarını üreten mühendislik dalıdır" meslek tanımı kapsamaktadır. Genel gerekçede ifade edilen bileşenlerin yönetiminde, karar alma süreçlerinde, gerçekleştirilecek projelerde, ticarileştirilmesinde jeoinformasyon teknolojilerinin etkin kullanımı ve Harita Mühendisinin zorunlu sorumlulukları, görev ve yetkileri zaruriyet arz etmektedir. 

 

3213 sayılı Maden Kanununda önemli değişiklikleri içeren kanun teklifinin 5.maddesi ile değiştirilen "Teknik Eleman" tanımı, Harita Mühendislik disiplininin istihdamının ihtiyaç halinde öngörülmesi, maden çalışmalarında zorunlu teknik eleman olarak gösterilmemesi genel gerekçede belirtilen ülkemiz enerji/maden sektörü hedeflerine ulaşılması noktasında büyük bir eksiklik ve risk yaratacaktır. Madenlerin ruhsatlarının alınması sürecinden başlayarak, yer altı ve açık maden işletme süreci ile işletme sonrasındaki uygulamaların içinde yer alan bütüncül sürecin devamlılığında Harita Mühendisleri teknik eleman olarak etkin roller üstlenmektedir. Başta maden işletme haritalarının oluşturulması, deformasyon çalışmalarının yapılması, yer kontrol noktalarının tesisi, ölçüsü ve hesabı, yatay ve düşey değişimlerinin ölçülmesi, konum, biçim, derinlik, hacim vb. konularda ayrıntılı bilgi verecek ölçümlerin yapılması, harita üretimi ve hesaplamalar Harita Mühendisleri tarafından yürütülmektedir. Bununla birlikte "Teknik Eleman" tanımında zorunlu istihdam edilmesi gereken meslek grubuna dahil edilen Jeofizik Mühendisliğinin görev tanımlarının yapıldığı 03.06.2016 tarihli ve 29731 sayılı Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler İle İlgili Yönetmeliğin 14.maddesi incelendiğinde bu meslek grubunun faaliyetlerinin %95 oranında arama dönemine ilişkin olduğu görülmektedir. Kanun teklifi bu yönü ile değerlendirildiğinde Jeofizik Mühendisliği sürekli istihdam edilmesi gereken bir meslek grubu olarak tanımlanırken, Harita ve Kadastro Mühendisliğinin ihtiyaç halinde yararlanılabilecek meslek grubu olarak tanımlanması mevcut yönetmeliklerle de bağdaşmamaktadır. Kanun kapsamında teknik eleman olarak Harita Mühendislerinin istihdamının zorunlu hale getirilmesi gerekmektedir. 

 

Madencilik faaliyetleri gibi iş sağlığı ve güvenliği açısından büyük önem taşıyan bir alanda, aynı zamanda ülkemizde çokça maden kazasının yaşandığı bir süreçte, haritacılık alanı için görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi, "ihtiyaç halinde" gözetilebilecek bir husus değildir. Özelinde madencilik ölçmeleri alanında bir zorunluluk olan bu hizmetlerin yerine getirilmesi bilgi, beceri ve yetkinlik düzeyi ile eğitim seviyesi buna uygun olan Harita ve Kadastro Mühendislerince sağlanması, ayrıca müellif olarak sorumluluk alması zaruridir. "Maden İş Yerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in Ek 3.bölüm 1. ve 7.maddesinde yer alan "yeraltı çalışmalarını açıkça gösterecek ölçekli bir yeraltı üç boyutlu çalışma planı hazırlanır" ve "çalışmayı ve güvenliği etkileyebileceği beklenen diğer özellikler bu planın üzerinde gösterilir, planlar sağlık ve güvenlik yönünden gerekli olduğu sürece saklanır" hükümleri de belirtilen iş sağlığı ve güvenliği açısından Harita Mühendisliği faaliyetlerinin sürekliliğinin önem arz ettiğini desteklemektedir.

 

Aynı Kanunun 5.maddesi ile kaldırılan "Oda Sicil Belgesi" tanımı; Mühendislerin odaya üyeliklerinin devam ettiğine dair yılda bir kez alınan belgeyi göstermektedir. Bu belge ilgili kişinin başta T.C. Anayasası, 6235 sayılı TMMOB Kanunu, 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun, ilgili diğer Oda mevzuatları uyarınca faaliyetlerini kamu yararı ve ilkeleri, mesleki ve teknik kurallara uygun şeklide yaptığının denetimi sağlamaktadır. Bu nedenle ülkemizde enerji/maden sektöründe yaşanan başta iş kazaları olmak üzere; işçi sağlığını etkiyen konular; proje ve iş denetimleri, kamunun ticari zararı, işin niteliği vb. hususların hassasiyetle denetim ve takibi için "Oda Sicil Belgesi"nin devamlılığı sağlanmalıdır.

 

Bilgi ve gereğini dileriz.

 

Saygılarımızla.

 

 

 

       Ali İPEK

Yönetim Kurulu a.

  Genel Sekreter

 


Tüm Oda Görüşleri - Raporlar »


 

e-HİZMETLER:
| HKMOBİS | WEBMAIL |

© 2004-2019 Tüm hakları TMMOB HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI aittir.
Sitede yer alan görsel ve metin öğeler izinsiz kullanılamaz.

TMMOB HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI
SÜMER 1. SOKAK NO: 12/4 06440 KIZILAY / ANKARA
TEL: +90 312 232 5777 (PBX) - FAKS: +90 312 230 85 74 - GSM: 0533 762 28 13

 


 
Key İnternet Hizmetleri Ltd. Şti.